12 أبريل MALİYE POLİTİKASI NEDİR VE NASIL YÜRÜTÜLÜR?
Maliye Politikası Nedir?
Maliye politikası, kamu kesimin iktisadi etkilerini, iktisat politikasının amaçları doğrultusunda yönlendirmek için kamu gelirlerinin, kamu harcamalarının, kamu hizmetlerinin miktarında, bileşiminde ve kamu teşebbüslerinin üretim ve satış politikalarında yapılan ayarlanmalar olarak tanımlanabilir.
Maliye politikasında atılan adımlar her ne kadar kamusal nitelik taşısa da Türkiye gibi kamusal büyüklüğü yüksek olan ülkelerde özel sektörü etkileyeceği kaçınılamaz, hatta çoğu zaman bu durum inkâr bile edilememektedir.
Modern anlamda maliye politikasının doğuşu 90 yıl öncesine kadar uzanmakta olup, 1929-1930 depresyon (Büyük Buhran) yıllarının yol açtığı tartışmaların, modern anlamda maliye politikasının kaynağı olduğu ileri sürülebilir.
1936 yılında İngiliz İktisatçı J.M. Keynes, 1929-1930 ekonomik krizinin İngiltere’de yarattığı etkilerin ışığı altında maliye bilimine bambaşka ışıklar tutmuş ve yeni bir çığır açılmasına neden olmuştur. Gerek Keynes ve gerekse onu izleyen Anglo-Sakson ve İsveç ekolüne mensup bazı teorisyenler; ekonomik politikaya yön verilmesi açısından, kamu harcamaları-kamu gelirleri, bütçe ve devlet borçlanması araçlarından yararlanma şekilleri üzerinde durmuşlardır. Buna bağlı olarak, maliye politikası, kamu maliyesi içinde özel bir önem taşıyan ayrı bir disiplin haline gelmiştir.
Zamanımız devletlerinde kamu gelir ve giderleri, milli hasılanın, zaman ve yerine göre, %20-30 arasında oranlara yükselmiştir. Bu bakımdan gerek kamu gelirleri gerek kamu giderleri, milli ekonominin dengesini etkileyebilecek düzeydedir. İşte Maliye Politikası bu etkiler yoluyla başlıca:
- Ekonomik dengenin devamlılığı ve ekonomide meydana gelen dengesizliklerin giderilmesini sağlamak,
- Ekonomik gelişmeyi gerçekleştirmek ve gelir dağılımını düzenlemek, imkânlarını araştırmak.
Maliye Politikasının Yöntemleri Nelerdir?
Maliye politikasının yöntemleri üçe ayrılır;
- İradi (İsteğe Bağlı) Maliye Politikası:
Bu yaklaşıma göre maliye politikasını yürütülmesi hükümetin takdirine bırakılmıştır. Durgunluk gibi muhtemel istikrarsızlık dönemlerinde düzenleme yapma konusunda söz hakkı hükümettedir.
- Otomatik Dengeleyiciler (Otomatik Stabilizatörler):
İradi maliye politikasının siyasi nitelik taşımasından dolayı kimi durumlarda amacına ulaşamaması nedeni ile alternatif olarak ileri sürülen bu sistemde iktisadi verilere göre bazı değişkenler otomatik olarak devreye girer. Enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde kamu harcamalarının azaltılması, düşük olduğu dönemlerde arttırılması vb. gibi…
- Formül Elastikiyeti:
İradi maliye politikaları ve otomatik stabilizatörlerin yetersizlikleri sonucunda bu yetersizlikleri kısmen gidermek için formül elastikiyeti kavramı geliştirilmiştir. Bu yönteme göre ekonomik göstergelerde meydana gelen değişimler nispetinde daha önceden yapılan bir yasal düzenleme ile farklı bir mali işlevde telafi edici ayarlamalar yapılır. Örneğin enflasyon oranında % 20’lik bir artış olduğunda hükümetin vergilerde % 20’lik bir artışa yetkili olması vb. gibi…
Maliye Politikasının Yürütümü Nasıl Gerçekleşir? Araçları Nelerdir?
Maliye politikasının yürütümü esnasında içinde bulunulan duruma göre üç farklı kavramla mücadele etmek amaçlanır. Bunlar; enflasyon, stagflasyon ve resesyondur. Her biri ile mücadele ayrı bir politikayı beraberinde getirir. Her kavramla mücadelede maliye politikası ayrı başlıklar altında aşağıda incelenmiştir. Ayrıca bu politikaların uygulanabilmesi içinde araçlara ihtiyaç vardır. Maliye politikası araçları; vergiler, harcamalar ve borçlanmalar olarak üçe ayrılır. Her kavramda politika uygulaması farklılık gösterebilmektedir. Örneğin; Enflasyona karşı maliye politikası aracı olarak kullanılan vergiler, stagflasyona veya resesyona karşı uygulanan maliye politikasında farklılıklar gösterebilir. Bunu belirlemek tamamen devletin elinde olan bir durumdur.
Enflasyona Karşı Maliye Politikası
Enflasyonla Mücadelede Vergiler
Vergiler enflasyona karşı mücadelede bir önlem aracı olarak kullanılabilir. Örneğin lüks tüketim mallara olan talebin yüksekliği nedeniyle oluşan enflasyonist etki, lüks tüketim mallarının daha yüksek oranda vergilendirilmesiyle engellenebilir. Bu sayede, oluşacak enflasyon yükünün adaletli biçimde telafisi de mümkün olacaktır. Söz konusu verginin lüks tüketim malının fiyatını yükseltmesi durumunda, tüketicilerin vergiden kaçınmak amacıyla bu malın yerine ikame edebilecekleri başka bir mala yönelmeleri, yüksek oranda vergilendirilmeyen ikame mallar arasındaki kaynak ayırımındaki etkinlik koşulları, kendiliğinden bozulmuş olacaktır.
Enflasyonla Mücadelede Borçlanma
Devletin, hangi vadeyle, kimden ve hangi oranlardaki faizlerle borçlandığı sorularının yanıtları, fiyatlar genel düzeyindeki dalgalanmalar üzerinde etki sahibidir. Şöyle ki; devletin kısa vade ile borçlanması ilke olarak enflasyonun yükselmesine; kimi durumlarda düşük faizli dış borçlanmayla bütçe açıklarını kontrol altına alıp dolaylı olarak yüksek enflasyonu düşürmesine yol açabilir.
Stagflasyona Karşı Maliye Politikası
Stagflasyon durgunluk anlamına gelen “stagnation” ile “inflation” (enflasyon) kelimelerinin birleşmesiyle oluşturulmuş bir kelimedir ve enflasyonun hâkim olduğu bir ekonomide aynı anda durgunluğun da yaşanmasını ifade eder.
Stagflasyonun başlıca sebepleri olarak yapısal işsizlik, ücretlerin aşağıya doğru esnek olmayışı, eksik rekabet ve petrol şoku gibi dış ekonomik faktörler gösterilebilir.
Stagflasyonla Mücadelede Vergi
Stagflasyona karşı vergi düzenlemeleri yapılarak sorun giderilmeye çalışılabilir. Vergisel düzenlemeler yoluyla stagflasyon üzerinde etkili olmak ancak uzun dönemde söz konusu olabilir. Gelirler politikası, vergi temelli giderler politikası, indeksleme ve üretimin teşviki ve toplam arzın arttırılması ile de vergi ile stagflasyon da mücadele için uyulması gereken politikalardandır.
Stagflasyonla Mücadelede Harcama
Stagflasyonla mücadelede her şartta işe yarayacak bir harcama politikasından söz edilemez. Düşünüldüğünde harcamaların arttırılması stagflasyonun iki ayağından biri olan durgunluğu azaltıcı bir tedbir olmasına rağmen enflasyonu arttırıcı bir etki yaratır. Tersi durumda ise harcamaların azaltılması da durgunluğu arttır.
Stagflasyonla Mücadelede Borçlanma
Borçlanma politikası para hacmi ile ilgili olduğundan dolayı para politikası ile çok sıkı ilişki içinde uygulanır. Borçlanma ile ilgili şunlar söylenebilir:
Devlet borçlarını mümkün mertebe az tutmak,
İhracatı ve yatırımı teşvik etmek,
Özellikle stagflasyonist eğilimlerin baş gösterdiği dönemlerde maliye politikasının diğer araçları ve para politikası tedbirleriyle birlikte üretim, tüketim, yatırım ve dış ticareti yönlendirmek.
Resesyonla Mücadelede Maliye Politikası
Resesyon Türkçede “durgunluk” olarak yer alan bir kavram olup ekonomi dilinde toplam talebin toplam arzı yakalayamaması durumunu ifade eder.
Resesyonla Mücadelede Vergi
Resesyonla mücadelede vergi indirimi gibi tedbirler durgunluğun aşılmasına yardımcı olabilir. Geçmişte, taşıt alındığındaki ÖTV indirimleri gibi indirimlerle bu politika yürütülmeye çalışılmıştır. Devlet, vergi indirimi yolunda bir adım atarken bütçenin gelirlerinin temelini oluşturan gelirlerin ‘vergiler’ olduğunu unutmamalıdır.
Resesyonla Mücadelede Harcamalar
Devletin harcamaları arttırarak durgunluğa çara olabilmesi fikri uzun zamandır arkasında durulan bir fikirdir. Nitekim 1929 bunalımın aşılmasında devletin kamusal harcamaları arttırarak toplam talebi yükseltmesi, buhranın giderilmesinin ana etkeni olarak gösterilmektedir. Devletin toplam talebi arttırıcı yöndeki harcama politikasına telafi edici maliye politikası denilmektedir. Cari ve yatırım harcamaları, transfer harcamaları buna örnek olarak gösterilebilir.
Resesyonla Mücadelede Borçlanma
Durgunluk döneminde birikimlerin yatırımlara gitme oranının durgunluk sebebiyle düşük olması sonucu devlet daha rahat borçlanabilir ve bu borçları ekonomiyi hızlandırmak amacıyla kamu harcaması biçiminde kullanabilir. Keynesyen görüş dâhilinde durgunluk dönemlerinde kamu harcamalarının arttırılmasıyla bütçelerin açık vermesinden korkulmamalıdır. Çünkü bunu yapmakta amaç; kamu harcamalarını arttırmaktır. Durgunlukla mücadelede bütçe giderleri yoluyla güdülen politikanın hedefi, ekonomideki istikrarsızlık güçlerini tersine çevirmek, genişlik doğuran kuvvetleri beslemek ve böylece kalkınmanın özel harcamalarla da desteklenmesini sağlamaktır.
Görüldüğü üzere maliye politikaları, ekonomide oldukça öneme sahip uygulamalardır. Dolayısı ile maliye politikaları ile piyasalara müdahale edilirken, piyasada oluşan istikrar ve dengeye de dikkat edilmesi gerekmektedir. Burada önemli olan politika uygulayıcıların, gerekli piyasalarda, düzgün ve güvenilir veriler elde ederek politikalar üretmesi ve uygulamasıdır.