Apr 12 İŞLETME NEDİR VE TÜRLERİ NELERDİR?
İşletme Nedir ve Türleri Nelerdir?
İşletme, insan ihtiyaçlarını karşılamak ve kazanç sağlamak amacı ile mal ve/veya hizmetlerin risk alınarak üretilmesi ve bu üretim süreci boyunca insan ihtiyaçlarının tatmini göz önünde bulundurarak birbiri ile uyumlu sistemleri planlayarak, teknolojik gelişmelerden faydalanarak hedeflenen sonuçların ortaya çıkmasını sağlayan organizasyon bütünüdür.
İşletme bilimi, işletme çeşitlerini farklı konu ve başlıklarda ayırarak çeşitli sınıflandırmalara gitmiş bulunmaktadır. Bunlar alt başlıklar halinde açıklanacaktır;
Hukuki Yapılarına Göre İşletmeler
Türkiye’de işletmelerin yasal yapılarını düzenleyen birçok yasa vardır. Bunlardan Türk Ticaret Kanunu, Medeni Kanun, Borçlar Kanunu, Kooperatifler Kanunu, İş Kanunu, Vergi Kanunları şeklinde söz edilebilir. Bu yasalara bağlı olarak işletmeler üç ana gruba ayrılmıştır. Bunlar:
- Özel İşletmeler
- Tek Kişi (Şahıs) İşletmeleri
- Şirketler (Ortaklıklar)
- Kooperatifler
- Dernek ve Vakıfların (Tesislerin) İktisadi İşletmeleri
- Kamu İşletmeleri
- Yabancı Sermeyeli İşletmeler
Yukarıda maddeler halinde verilmiş olan işletme türlerinin tamamı genel olarak Türk Ticaret Kanunu’nun 11. Maddesine göre; ‘Esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan kazanç sağlamayı hedefleyen, faaliyetlerin devamlı bağımsız şekilde yürütüldüğü yerlerdir.’ şeklinde tanımlanmıştır. Yine aynı kanunun 14. Maddesine göre; ‘Başka bir kişinin veya bir yasal kurumun izni olmadan ticari bir işletmenin faaliyetlerini yürüten kimseye tacir denir.’ şeklinde tanımla tacir ifade edilmiştir.
Özel İşletmeler
Kişisel emek, sermaye ve sorumluluğun söz konusu olduğu, risk faktörünün işletme sahip ve ortaklarının üstlendiği işletmelerdir.
Özel İşletmeleri şu şekilde sınıflandırılır;
- Tek Kişi İşletmeleri
- Şirketler (Ortaklıklar)
- Adi Şirketler
- Ticaret Şirketleri
- Şahıs Şirketleri
- Kolektif Şirketler
- Komandit şirketler
- Sermaye Şirketleri
- Anonim şirketler
- Limited Şirketler
- Sermayesi Paylara Bölünmüş Komandit Şirketler
- Kooperatifler
- Dernek ve Vakıfların (Tesislerin) İktisadi İşletmesi
- Şahıs Şirketleri
Tek Kişi İşletmeleri
Sermayesi bir kişi tarafından tedarik edilen ve yönetimi bir kişiye ait olan işletme türleridir (Yazıcı, 2007). Elde ettiği ekonomik kaynakları değerlendirmek amacıyla ve bağımsız çalışma arzusuyla kurulan işletme türüdür(Sabuncuoğlu ve Tokol, 2003). Uygulamada en çok görülen işletme türü olan Tek Kişi İşletmeleri, en basit ve en eski işletme türü olarak kabul edilmektedir.
Şirketler (Ortaklıklar)
Bir veya birden çok kişinin iktisadi bir hedefe ulaşmak için aralarında anlaşarak para mal ya da emeklerini bir araya koymayı taahhüt ederek oluşturdukları ekonomik birimlere denmektedir (Çetin, 2014). Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanununa göre iki başlık altında ayrılan şirketler; Borçlar Kanunu kapsamında olan ‘Adi Şirketler’ ve Ticaret Kanunu kapsamında olan Ticaret Şirketleri şeklindedir. Ticaret Şirketleri Şahıs ve Sermaye Şirketleri olarak ikiye ayrılır. Şahıs şirketleri; Kolektif ve Komandit şirket olarak uygulamada görülürken, Sermaye Şirketleri; Anonim Şirketler, Limited Şirketler, Sermayesi Paylara Bölünmüş Komandit Şirketler olarak uygulamada görülmektedir.
Kooperatifler
Gerçek Kişiler, Kamu Tüzel Kişilikleri ya da dernekler tarafından oluşan en az 7 ortağı olması gereken, kar elde etmekten çok ekonomik yardım, dayanışma ve korunma hedefi bulunan, özel işletmeler gibi yönetilen, istenildiğinde girip, istenildiğinde çıkılan işletme türüdür. Sanayi ve Ticaret Bakanlığına gönderilen noter onaylı ortaklık sözleşmesinin ardından izni Bakanlıktan alınan kuruluş işleminin ardından Ticaret Mahkemesi tarafından kurulmuş olur ve ticaret siciline kayıt yaptırılarak ilan ettirilerek faaliyetlerine başlamış olur.
Kooperatifler 1969 yılında çıkarılan 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa tabidir. Bu Kanun çıkarılmadan önce de Anonim Şirketlerle ilgili yasal düzenlemelere tabiydiler.
Dernek ve Vakıfların (Tesislerin) İktisadi İşletmeleri
Dernekler ve Vakıflar insanların sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve ayrıca kazanç paylaştırma hedefi bulunan, işletme kurup işletme yasakları bulunan kişi ve mal topluluklarıdır. Ancak Medeni Kanuna göre temel amaçlarına (sosyo-kültürel) ulaşmak için iktisadi amaçlı işletmeler kurabilir (Yazıcı, 2007). Buradaki fark asıl amaçlarının kazanç sağlama hedefi ile işletme kurmak olmadığı, ikinci derece amaçlarını gerçekleştirme olarak yorumlanmaktadır.
Yukarıdaki açıklamalardan hareket edilerek bir örnekle ayrımın gösterilmesinin yararlı olacağı düşünülmektedir. Kızılay sosyal ihtiyaçları (felakete uğrayanlara yardım) asıl kuruluş amacıdır. Bu amacını gerçekleştirebilmek için mali kaynaklarını karşılamak üzere Maden Suları İşletmesini yürütmesi bu durumu açıklar niteliktedir.
Kamu İşletmeleri
Ülkemizde karma ekonomi sisteminin görülmesinden dolayı devletin ekonomik girişimlerde bulunması sık görülen bir durum olmaktadır. Kamu işletmeleri, Sermayesinin yarısı ya da yarısından fazlasının devlete ait olduğu işletme türlerini belirtmektedir. Bu tür işletmeler gelir elde etmenin yanında bir takım kamusal hizmetlerin yürütülmesini hedef alan işletme türleridir.
Birçok farklı türü bulunan kamu işletmelerinde ülkemizdeki yapılanma türleri şu şekildedir:
- Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT)
- İktisadi Devlet Teşekküller (İDT)
- Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)
- Yerel Yönetim İşletmeleri
- Katma Bütçeli İşletmeler
- Döner Sermayeli İşletmeler
Kamu İktisadi Teşebbüsleri: Sermeyenin tamamı ya da % 50’den fazlasının devlete ait olduğu kamu işletme türleridir. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) gibi…
İDT ve KİK diye ikiye ayrılmaktadır. Aralarındaki fark şudur; İDT’ler ekonomik çıkarlar doğrultusunda hareket ederken, KİK’ler sosyal fayda yaratmayı ön planda tutmaktadır.
Yerel Yönetim İşletmeleri: Belediye, İl Özel İdaresi ve Köylere bağlı olarak, kamu mallarının işletilerek kazanç sağlanmasını hedefleyen, tüzel kişiliği bulunmayan kamu işletme türü olarak açıklanmaktadır. Şehir içi otobüs işletmeciliği vb. gibi…
Katma Bütçeli İşletmeler: Katma bütçeli devlet dairelerine bağlı, tüzel kişiliği bulunmayan kamu işletmeleridir. Orman Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü vb. gibi…
Döner Sermayeli İşletmeler: Devletin genel bütçesinden kurulan ve tüzel kişiliği bulunmayan kamu işletmelerine denmektedir. Üniversiteler vb. gibi…
Yabancı Sermayeli İşletmeler
Ülkemizde yabancı gerçek ve tüzel kişilerin yabancı sermaye ya da yerli ortaklarla beraber kurabildikleri işletme türleridir. Bu işletmeler şu hukuki temellere göre kurulmaktadır:
- İki veya çok taraflı uluslararası anlaşmalara göre,
- Petrol Kanununa göre (6326 sayılı),
- Türk Parasının Değerini Koruma Kanununa göre (1567 sayılı)
- Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanununa göre (6224 sayılı)
Büyüklüklerine Göre İşletmeler
İşletmeler, büyüklük kriterlerine göre; ‘Küçük Ölçekli İşletmeler’, ‘Orta Ölçekli İşletmeler’ ve ‘Büyük Ölçekli İşletmeler’ olarak üçe ayrılmaktadır. Daha ayrıntıya girildiğinde küçük ölçekli işletmelerin içinden ‘Çok Küçük İşletmeler’ tanımı da ayrılabilmektedir. Uygulamada genellikle küçük ölçekli işletmeler birlikte anılarak KOBİ (Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler) kısaltılması yapılmaktadır. Her işletme türünün kendine göre avantajları olduğu gibi dezavantajları da bulunmaktadır.
İşletmeler nicelik (kantitatif) ve nitelik (kalitatif) ölçütlerine göre büyüklük tanımlamalarının içine gitmektedir.
Büyüklükleri açısından işletme türlerini şu şekilde kısaca açıklayabiliriz.
Çok Küçük Ölçekli İşletmeler (Mikro İşletmeler): Çalışan sayısı 10 veya daha az, yıllık satış cirosu ya da yıllık bilanço değeri 1 milyon TL veya daha az olan işletme türlerine denilmektedir.
Küçük Ölçekli İşletmeler: Çalışsan sayısı 50 veya daha az, yıllık satış cirosu yada yıllık bilanço değer 5 milyon TL veya daha az olan işletmelere denilmektedir.
Orta Ölçekli İşletmeler: Çalışan sayısı 250 veya daha az, yıllık satış cirosu veya bilanço değeri 25 milyon TL veya daha az olan işletmelere denilmektedir.
Büyük Ölçekli İşletmeler: Çalışan sayısı 250’den fazla, yıllık satış cirosu veya bilanço değeri 25 Milyon TL’den fazla olan işletmelere denilmektedir.
Türkiye’de Ocak – Mart Arası Kurulan ve Kapanan Şirket Verileri
Türkiye’de şirketler veya işletmeler, yukarıda belirtilen kriterler dahilinde ayrıma tabi tutularak gerekli kurumlara, gerekli başvurularını yaparak faaliyete başlarlar. Örneğin; Gerçek kişi mahiyetinde kurulacak olan ve işletme defterine tabi olacak olarak kurulacak olan işletme türü için vergi dairesine gerekli başvuruların yapılması yeterlidir. Bir başka örneğe göre ise, Anonim Şirketlerin de kuruluş işlemleri önce bağlı bulunduğu ticaret odası işlemleri halledilmek kaydı ve tescil olmak kaydı ile en son aşamada yine vergi dairesine başvuru yapılarak kuruluşu gerçekleştirilir. Bu örnekler yukarıda ayrımları yapılan işletmelerin tamamı için farklı mevzuatlar vardır. Dolayısı ile kuruluş işleminin başlatılabilmesi için hangi sınıflama içine girdiğini öğrenmekte yarar vardır.
Bu vb. açıklamalar ile birlikte son yayınlanan şirket kuruluş ve kapanış verilerini de paylaşmak yararlı olacaktır. Türkiye’de şirket kuruluş ve kapanışları, aylar itibari ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) yayınladığı veriler ile görülebilir. En son yayınlanan Mart 2020 verilerine göre Mart 2020- Ocak 2020 arasında 27.908 şirket, 395 kooperatif, 8.432 gerçek kişi unvanı adında kuruluş işlemi gerçekleşmiştir. Buna karşılık aynı dönemde 3.705 şirket, 273 kooperatif, 7.487 gerçek kişi unvanı adında kapanış işlemi gerçekleşmiştir.
En çok kurulan şirketler (işletmeler de dahil) ‘İkamet amaçlı olan veya ikamet amaçlı olmayan binaların inşaatı’ faaliyet kodu ile kurulmuştur. Buna karşılık en çok kapanan işletme türleri ise Anonim Şirketlerde ‘Elektrik enerjisi üretimi’ iken, Limited Şirketler ve Şahıs İşletmelerinde ‘İkamet amaçlı olan veya ikamet amaçlı olmayan binaların inşaatı’ faaliyet kodu ile kapanmıştır.
En çok kuruluşun gerçekleştiği ilk üç il ise sırasıyla; İstanbul (15.308), Ankara (3.132), İzmir (1.973)’dir. En çok kapanışın gerçekleştiği ilk üç ise sırasıyla; İstanbul (4.910), Ankara (782), İzmir (576)’dir.
Açılışların kapanıştan fazla olması ülke ekonomisi için önem arz etmektedir. Kurulan şirketlerin her biri yeni iş olanakları, yeni üretim alanları vb. ekonomik etkiler içine girdiği için ülke ekonomisine katkısı da son derecede olumludur.